Fotoblog

Fotoğraf üzerine...

9/22/20261 min lesen

Kompozisyon benim için yalnızca kadrajın içindeki nesnelerin nerede durduğu anlamına gelmiyor. Bir fotoğrafı görürken önce sahnedeki ilişkileri ve hikâyeyi anlamaya çalışırım. İnsanların birbirleriyle olan mesafeleri, bakışları, ışığın üzerlerine düşme biçimi, gölgeler, hareket ve kadrajın dışında kalanlar benim için en az konunun kendisi kadar önemlidir. Bazen kadrajın dışında bırakmam gereken şeyi bırakamadığımda, fotoğrafı çekmemeyi tercih ederim. Bu nedenle kompozisyonu, önceden belirlenmiş kurallara bağlı kalınması gereken bir yapı olarak değil; aksine, bunları birer nota olarak düşünüyorum.

Notasız müzik yapılabilir mi? Bence tek bir nota müziğin kendisi olmayabilir; ama bir müziğin başlangıç noktası olabilir. Birden fazla notayı uyumlu ya da uyumsuz bir şekilde bir araya getirdiğinizde müzik ortaya çıkar. Kompozisyon da benim için biraz böyle. Bu notaların nasıl bir araya geleceği, üretmek istediğiniz müziğin tarzına bağlıdır. Fotoğrafta da hangi kompozisyon aracını, nasıl ve ne zaman kullanacağınız; anlatmak istediğiniz hikâyeyle, yaratmak istediğiniz atmosferle ve hissettirmek istediğiniz duyguyla konuşmalıdır. Çok sevdiğim fotoğrafçılardan biri olan Denis Butchel'in şu sözünü bu açıdan oldukça anlamlı buluyorum: “Bazen güçlü bir kompozisyon, kötü bir fotoğrafı kurtarabilir ama kötü bir kompozisyon iyi bir fotoğrafı asla kurtaramaz.” Bu nedenle sokakta karşılaştığım bir anı fotoğraflarken, teknik olarak kusursuz bir görüntüden önce o anın taşıdığı ilişkiyi, atmosferi ve hikâyeyi anlamaya çalışırım. Çünkü benim için fotoğraf, yalnızca bir görüntüyü kaydetmekle ilgili değil; o anı, bir duyguyu, atmosferi ve hatta bazen görünmeyeni kadrajın içinde bırakmaktır.

Kısaca; fotoğraf, kadrajın içine aldıkların kadar dışarıda bıraktıklarınla da oluşur.

Fotoğrafı görmenin Yolu?